50 Yıl Sonra All the President’s Men: Gerçekten Geçmişte Kalmış Bir Dönem

All the President’s Men filmi, Demokrat Parti Ulusal Komitesi merkezine yapılan hırsızlıkla başlıyor. Gazeteci Bob Woodward, bu olayı örtbas edilmek istenirken fark ediyor. Kariyerinin başında olan Woodward, önemli avukatları ve CIA bağlantılarını keşfettikçe, olgun gazeteci Carl Bernstein ile iş birliği yapıyor.
Beraber yürüttükleri araştırma, hırsızların Beyaz Saray’a kadar uzanan bağlantılarını ortaya koyuyor. Yönetmen Alan J. Pakula, hikayeyi hızlı ve etkileyici biçimde ilerletiyor. Göz önünde olmayan gazetecilik detaylarını, artan bir endişe ve gerilimle yansıtıyor. Özellikle Washington Post ofisindeki daktilo sesleri bizi dönemin atmosferine çekiyor.
Ustalıkla İşlenmiş Karakterler ve Diyaloglar
Robert Redford ve Dustin Hoffman, işe yeni başlayan iki gazeteciyi inandırıcı şekilde canlandırıyor. Jack Warden, sert editör rolüyle filmi zenginleştiriyor. Jason Robards ise, Woodward ile Bernsteın’e artan saygı duyan editör Ben Bradlee olarak karşımıza çıkıyor. Hal Holbrook’un “Deep Throat” karakteri ise gölgelerden bilgi sağlayan gizemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.
William Goldman’ın senaryosu, gündelik konuşmalar ve kesintili diyaloglarla gerçekçilik katıyor. Önemli anlarda kelimeler belirginleşiyor; “Parayı takip et” sözü unutulmaz.
Trump Döneminde Artan Farklar
Filmde vurgu yapılan “Parayı takip et” mesajı, Donald Trump dönemi için geçerliliğini yitirmiş durumda. Trump ve ailesi milyarlarca dolar kazanmaya devam ediyor. Üstelik iş ilişkileri ve resmi görevlerindeki getirileri sorgulanmadı.
Trump döneminde bilgi sızdıran pek çok “Deep Throat” oldu. FBI Başkanı James Comey ve eski Genelkurmay Başkanı Mark Milley gibi önemli isimler Trump’ın yolsuzluklarını açıklasa da, milyonlarca insan ona destek verdi. Nixon’ın aksine, Trump hakkında büyük bir siyasi karşı koyuş yok.
Suçların Karşılaştırılması
Nixon’un Watergate olayını önceden bilmediği söylenirken, Trump doğrudan suça karıştı. Ukrayna liderine yaptığı baskı ve Georgia seçim yetkililerini tehdit etme çabaları, suçların sadece birkaç örneği. Trump, yalanlarla seçim sonuçlarını değiştirmeye çalıştı ve 6 Ocak’taki saldırının organizasyonunda rol oynadı.
Medyanın ve Siyasetin Durumu
Washington Post gibi medya kuruluşları, Trump’ın etkisiyle zayıfladı. Yapılan okumalar, All the President’s Men filminin modern siyasi gerçekliklerle uyumsuz olduğunu gösteriyor. Film geçmiş bir döneme ait bir hikaye olarak kalıyor.
Artık Eski Bir Dönem Hikayesi
All the President’s Men
filminin 50 yıl sonra anlattığı hikaye, Amerikan tarihinde artık çok farklı bir aşamayı ifade ediyor. Bugünü anlamaya çalışırken, bu eser 18. ve 19. yüzyıl Amerika’sını anlatan yapımlar gibi uzak bir dönemi temsil ediyor. Sinema tarihinin önemli bir parçası olmaya devam ediyor ancak günümüz siyasi iklimini yansıtmıyor.

