Meta, Çin Hükümeti ile Yaşanan Kriz Sonrası Manus ile İlişkisini Kesiyor

Meta, Aralık ayında yaklaşık 2 milyar dolar karşılığında satın aldığı Çin merkezli yapay zeka girişimi Manus ile olan ilişkisini sonlandırdı. Bu ayrılığın, Beijing’in Nisan ayında verdiği talimat doğrultusunda gerçekleştiği bildirildi. Bloomberg kaynaklı haberlere göre, Manus çalışanları bu ayın başından itibaren Meta’nın iç veri sistemlerine erişimlerinin engellendiği bildirilmektedir. Meta çalışanları, Manus’un araçlarını iç işlerde kullanmaktan men edildi ve şirketin iç yazışmalarında, Manus platformunun “kapatılacağı” belirtilmektedir. Mevcut Manus projeleri, Meta’nın kendi sistemlerine aktarılacak.
Çin Hükümeti’nin Müdahalesi
Çin’in Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC), Nisan ayında anlaşmanın iptal edilmesini talep etti. Bu durum, Çin’in yurtdışındaki yatırım güvenliği inceleme mekanizması çerçevesinde gerçekleştirildi. Bu, Beijing’in tamamlanmış bir yapay zeka satın alımını zorla geri çevirdiği ilk durumdur. Komisyon, Manus’un merkezi ve ana ekibinin 2025 ortasında Beijing’den Singapur’a taşınmasına rağmen yetki iddiasında bulundu.
Manus’un Geleceği
Mart ayında, yetkililer, kurucu ortaklar Xiao Hong ve Ji Yichao’yu ana karadan çıkış yapmaktan men etti. İlgili emir, Manus’un Çin’deki varlıklarının, satın alma öncesi durumuna geri döndürülmesini talep ediyordu. Bu emir, yapay zeka şirketleri ve mühendisleri üzerinde, Beijing’in son zamanlarda uyguladığı kısıtlamaları kapsamaktadır. Çinli düzenleyiciler, Nvidia‘nın H200 sevkiyatlarını durdurdu, bu durum Washington’un onay vermesine rağmen gerçekleşti.
Manus’un Değeri ve Geri Alım Çabaları
Kurucular Xiao Hong, Ji Yichao ve Zhang Tao, dış yatırımcılardan yaklaşık 1 milyar dolar toplamayı ve şirketlerini geri satın almayı tartışıyor. Ancak bu görüşmelerin ne kadar ilerlediği belirsizliğini koruyor. İlk yatırımcılar, Tencent, ZhenFund ve HSG, satıştan elde ettikleri kazançları almış durumda.
Meta’nın Manus ile olan ilişkisini kesmesi, Beijing’in taleplerine uyum sağlama yönünde atılan ilk somut adım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, yapay zeka alanında uluslararası ilişkilerin ne denli karmaşık hale geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
